Yılbaşı’ndan Nefret Ediyorum-Antonio Gramsci

In 3.Sayfa, Çeviri, Devrim, Tarih
david-lloyd-sunset

 

Her sabah gökyüzünün kasvetiyle uyandığımda, bunun benim için bir Yılbaşı olduğunu hissederim.İntizamlı bir nihai bakiye tutturması, ödenmemiş borçları saptaması ve yeni yönetim için bir bütçe çıkarmasıyla hayatı ve insan ruhunu ticari bir kaygıya dönüştüren sabit vadeli hesaplar gibi kapanan Yılbaşılardan nefret ediyorum.

Hayatın ve ruhun sürekliliğini kaybetmemize sebep oluyor Yılbaşıları. Kendinizi sanki bu yıl ve sonraki yıl arasında bir kopuş varmış gibi, yeni bir tarih başlıyormuş gibi düşünürken buluyorsunuz; kararlar alıyorsunuz ve kararsızlıklarınızdan pişmanlık duyuyorsunuz, vesaire, vesaire. Böyle gündönümlerinin genel sorunu işte budur.

Kronolojinin tarihin belkemiği olduğunu söylerler. İyi hoş. Fakat her iyi insanın aklında tuttuğu, tarihe kötü oyunlar oynamış dört ya da beş mühim gün olduğunu da kabul etmeliyiz. Bu günler de yıldönümleridir. Roma tarihinin, Orta Çağ’ın veya modern çağın yıldönümleri.

Ve bu tarihler öyle yaygın ve fosilleştirici hale gelmiştir ki bazen kendimizi İtalya’da yaşamın 752’de başladığını ve 1490 ya da 1492’nin insanlığın üzerinden atladığı ve kendisini ardından apansız yeni bir dünyada bulduğu, yeni bir yaşama adım attığı dağlar gibi olduğunu düşünürken buluruz. O yüzden yıldönümü olan gün, tarihin beklenmedik kesintiler olmaksızın, aynı temel değişmez hattı üzerinde ortaya serildiğini görmemize mani olan  bir engele, bir korkuluğa dönüşür; tıpkı sinemada filmin kopup projektörden çıkan ışığın göz kamaştırdığı zaman aralığını andırır bu durum.

Yılbaşı’ndan işte bu yüzden nefret ediyorum. Ben her sabahın benim için bir yılbaşı günü olmasını istiyorum. Her gün kendimle hesaplaşmak ve kendimi yenilemek istiyorum. Hiçbir gün dinlenmeye ayırılmamalı. Hayatımın yoğunluğuyla sarhoş hissettiğimde ve içinden yeni bir canlılık çıkarmak için kendi hayvaniliğime dalmak istediğimde, kendi duraksamalarımı kendim seçmiş oluyorum.

Ruhani bir fırsatçılıktan bahsetmiyorum. Hayatımın her saatinin, mazidekilere bağlı olsa da yeni olmasını istiyorum. Umurumda olmayan yabancılarla paylaştığım zoraki kolektif ritimlerin dayatıldığı kutlama günlerini değil. Sanki atalarımızın ataları filan kutladığı için bizim de bugünleri kutlama gereği hissetmemiz gerekiyor. Mide bulandırıcı bir şey bu.

Sosyalizmi bu nedenle de bekliyorum. Çünkü sosyalizm ruhumuzda hiçbir karşılığı olmayan tüm bu yıldönümlerini çöpe atacak. Ve başkaca günler yaratacaksa şayet, aptal atalarımızdan dolayı kayıtsız şartsız kabul ettiğimiz günler değil, hiç değilse bize ait olan günler olacak onlar.

 

Çeviri: Zeynel Gül 

Düzeltmeler ve Tashih: Erkal Ünal, Cihan Tekay

Bu yazı ilk olarak www.hayalgucuiktidara.org sitesinde yayınlanmıştır.

03 Ocak 2015

* Bu metin ilk kez 1 Ocak 1916’da Gramsci’nin Avanti! gazetesinin Torino baskısındaki “Sotto la Mole” isimli köşesinde yayınlandı. Metin  https://viewpointmag.com/2015/01/01/i-hate-new-years-day/ sitesinden alınmıştır.

You may also read!

Antonio Gramsci hegemony

Gramsci’de diyalektik hegemonya – Peter D. Thomas

Gramsci’nin hegemonya anlayışı insani bilimler, sosyoloji ve tarih gibi pek çok alanda yay­gın bir şekilde kabul görmektedir. Onun bu

Read More...
Bilişim Sektöründe İşçi ve Yönetici Portreleri

Bilişim Çalışanının Çilesi ve Kaderi Üzerine: Zihinsel Emeğin Sınıfı ve Birliği – Özgür Narin

Yazı, ‘Behram Baransel’in Bilişim Sektöründe İşçi ve Yönetici Portleri kitabında “Önsöz”‘ olarak yayınlanmıştır. “Başka ne yapmaya çalışsan, kafanın içindeki

Read More...
a4

Devrimi Örgütçüler Yapar-Rodrigo Nunes

Güncel ödevin çokça merkezilemiş bir partinin tesisi değil de kitlelerin kendi kaderlerini tayin edecekleri yolları bulmak olduğu bir zamanda

Read More...

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Mobile Sliding Menu