Türkiye’de Faşizm- Suphi Nejat Ağırnaslı

In Faşizm, Huruçtan Gazel, Siyaset
charles-demuth-1883-1935

charles-demuth-1883-1935Suphi Nejat Ağırnaslı’nın 2008 yılında Siyasi dergisi 3. sayısında yayınlanan, faşizm üzerine değerlendirmesini yeniden okurlara sunuyoruz. Nejat, 2006-2008 yılları arasında 5 sayı çıkarılan Siyasi dergisinin  son üç sayısına ciddi katkılar sunmuştu. Siyasi dergisinin adını Nejat belirledi. Son üç sayıda mizanpajı ve içerik düzenlemesini üstlendi. Hrant’ın avukatı Erdal Doğan ve İsmail Beşikçi ile röportajları gerçekleştirdi. Önümüzdeki günlerde Siyasi’de yayınlanan başkaca katkılarını da yayınlayacağız. Ancak aşağıdaki yazı dönemin özgün farklarına rağmen sert mücadelelere konu olan 2007’den bu yana devletin ‘kurucu aklının’ Kürt halkı üzerinden faşizm olması gerçeğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Bu satırlar yazılırken ‘sınır’ ötesi operasyon tezkeresi mecliste oylanmak üzere yeni itikal etmiş durumda. Ancak bu sadece basit bir ‘terörle mücadele’ kavramsallaştırmasından da öte çok bilinmezli bir kuvvetler denkleminin içerisinde gerçeklesen ve tam da bu yüzden görünürünün ötesinde birçok siyasi gelişmenin sadece bir dışavurumu olarak okunabilir.

2007 yılı çok ciddi siyasi gerilimlere ve kitle hareketlerine tanıklık etti, ancak bunlar sadece verili bir anda ortaya çıkmış; hareketlilikler değil onun da ötesinde kurucu ideolojinin bizzat ana unsurlar üzerinden cereyan eden hadiselerdi. Hrant Dink’in katledilmesi uzun bir suredir tartışılagelen Ermeni Soykırımını bir kez daha gündeme taşıdı, yaklaşık 250.000 kişinin “Hepimiz Ermeniyiz’ sloganıyla sokağa dökülmesi kurucu ideolojiden belli düzeyde bir kopuşun gerçekleştiğine dair kimi ipuçları sundu. Bunu Cumhuriyet Mitingleri, e-muhtıralar ve pek de hesapta olmayan 1 Mayıs eylemi ve neticede genel secimler ve AKP’nin galibiyeti takip etti.

Tüm bu süreçlerde egemenler arasındaki kamplaşmalar daha da belirginleşti ve başta TUSIAD, AB ve AKP’nin olduğu ‘sivilleşmeci blok’ iktidar içindeki kuvvetler dağılımından daha fazla pay talep eder oldu ve ilk adım olarak da ‘sivil anayasa tartışmasının önünü açtı, yani egemenler arasında yeni bir konsensüs sözleşmesi ve yeni bir mevzilenme elde edinilmeye çalışıldı. Kurucu ideolojiyi kendisine rehber edinip o söyleme dahil unsurların içeriğini belirleme, kırmızı çizgiler saptamada kendisini yetkili gören TSK, imtiyazını kaybedeceği korkusunu taşıyan bürokrasi ve bu doğrultuda hareket eden sivil-siyasi yapılar çok geçmeden sokağı harekete geçirdiler. Olmadı Anayasa tartışmalarını ‘laiklik’ kavramı etrafında kilitlediler. Ancak görünen o ki bu da yetmeyince hemen eski meşruiyet kaynaklarını yani Kürt Sorunu ve PKK’yi gündemleştirmeyi başardılar. AKP-TUSIAD-AB bloku için ‘sivil anayasa’ nasıl bir mevzidiyse TSK için Tezkere, kullanımından bağımsız olarak, o denli kuvvetli bir mevzi olarak göze çarpıyor. Ancak bu da yetmiyor ağırdan liberalleşme eğilimlerine karşi ’13 Şehit’ bahane edilerek, sokak yeniden harekete geçiriliyor. Öyle görünüyor ki, artık Türkiye’de kurucu ideoloji çeşitli söylemleri de içerebilecek (bkz. Tuncay Özkan’ın konuşmaları) Nasyonal Sosyalist karakterde -Faşist- bir kitle hareketi üzerinden politikalarını sokakta örgütlemeye çalışıyor.

Artık kitlelerden onay almanın ötesine onları ‘aktif bir yedek güç’ haline getirme yönünde bir eğilimden bahsetmek her hâlükârda mümkün.

İste tam da Kürt Halkı ve PKK iizerinden faşizm örgütlenirken (sermaye) liberaller ve statükoculardan bağımsız bir üçüncü cephe elzem bir ihtiyaç olarak karşımızda durmakta. Asıl sorumuz şu anda: ‘ 1 Mayıs’taki gibi ‘hesapta olmayanı’ örgütleyebilecek miyiz?’

You may also read!

IMG_0213 web

Mısırın Tadı-Çetin Elmas

Mısır, temel bir gıda kaynağı ve kadim bir tarımsal ürün olmasının ötesinde günümüz küresel kapitalist gıda rejimine konu olan endüstri bitkilerinin

Read More...
mısır unu ile cilt bakımı

Mısır unu ile ne yapabilirsiniz? Mısır unu ile cilt bakımı

YÜZ İÇİN PEELİNG MASKESİ 1 tatlı kaşığı mısır unu, 1 tatlı kaşığı kil, yarım tatlı kaşığı el kremi ve

Read More...
Sartre-Cohn-Bendit

Hayal Gücü İktidara, 20 Mayıs 1968:Jean-Paul Sartre-Daniel Cohn-Bendit Söyleşisi

“68 ayaklanmasının en civcitli günleri. Öğrenciler ve işçiler kurulu düzeni büyük reis de Gaulle’ün iktidarını sarsıyor. Boykotlar, işgaller, grevler,

Read More...

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Mobile Sliding Menu