Ne Koranavirüs ne de Kapitalist Barbarlık Kaderimizdir!

In Açık Seçki, Huruçtan Gazel
covid-19 and capitalism 1

Tüm Dünya İşçilerine, Emekçilerine, Yoksullarına, Ezilenlerine ve Devrimcilerine…!

Koronavirüs (Covid 19) salgını/krizi, kapitalistlerin uzun süredir beklediği ve değerlendirmekte tereddüt etmedikleri bir fırsatı ayaklarına kadar getirdi. Açıktır ki, burjuvazi ve onun kapitalist devletleri Koronavirüs salgınına karşı önlem almakta geç kalmamış, bilinçli olarak hastalığın belli bir noktaya kadar yayılmasını tercih ederek beklemiş, böylece hemen tüm dünyada kendi sınıf çıkarlarına uygun politikaları hayata geçirebilecekleri bir zemini sağlayacak olan olağanüstü hal yönetimi uygulamalarına kayda değer bir itirazla karşılaşmadan geçebilmişlerdir.

Koronavirüs salgın hastalığının yarattığı açlık ve ölüm riski, uygulanan olağanüstü hal yönetimleri ile yoksulların dünyasında karantina koşullarını zorlamaktadır.

Kapitalist devletlerin Koronavirüs salgınının yayılma eğilimini ve hızını bildiği halde gerekli önlemleri almayı geciktirerek hastalığın yaygınlaşmasını beklemesi, virüsün yol açacağı kimi sonuçlardan fayda sağlamayı umduklarının göstergesidir.

Koronovirüs salgını daha çok 60 yaş üstü yaşlıları ve kronik rahatsızlığı olan kişileri vuruyor. Belli ki kapitalistler toplumun bu kesimlerini üretmeden tüketen, sağlık hizmetleri maliyeti sistem için yüksek olan bir kambur olarak görüyor. Salgınla birlikte bu kamburu elekten geçirerek en azından bir bölümünden kurtulmak istemektedirler.

Evi ya da korunabileceği bir barınağı olmayan milyonlarca yoksul, geçimlerini sokak satıcılığından karşılayan emekçiler, rastgele işlerde yevmiye ile çalışan işçiler, evlere ve işyerlerine temizliğe giden gündelikçi işçiler, yaşlılara, hastalara ve çocuklara bakan ev içi hizmet işçileri kapitalist devletlerin karantina uygulamaları nedeniyle hiçbir gelire ve güvenceye sahip olmadan, kaderlerine terk edilip görünmezliğe itilerek açlığa ve salgın hastalıktan ölüme sürgün edilmişlerdir.

Tüketim ve hizmet sektöründe çalışan milyonlarca güvencesiz işçinin çalıştığı işyerleri belirsiz bir süre için kapatılmış, bu sektörlerde çalışan işçiler ya işten çıkarılmış ya da işlerine dönüp dönemeyecekleri garanti edilmeden ücretsiz izinle evlerine kapanmaya zorlanmışlardır. Böylece doğal bir afet olarak gösterdikleri Koronavirüs salgınını fırsat bilen burjuvazi ve onun kapitalist devletleri işçi sınıfının yoksul, güvencesiz ve savunmasız bu kesimlerini açlığa ve salgın hastalığın ölümcül insafına mahkûm etmekten çekinmeyeceklerini açıkça göstermişlerdir.

Kapitalizm, salgın nedeniyle daha çok hizmet sektöründe geçici bir daralmaya gitmiş olsa da meta üretimini kesintisiz bir şekilde sürdürmektedir. Fırın işçileri, çöp ve atık toplayan temizlik işçileri, enerji ve altyapı işçileri, nakliye ve ulaşım işçileri, atölye, fabrika ve tarım işçileri gibi bir arada çalışan işçiler, Koronavirüs salgın hastalığına karşı hemen hiçbir koruyucu önlem alınmaksızın hastalığı göğüslemeye zorlanarak çalışmaya mecbur ediliyorlar. Öte yandan evlere kapanmanın hayat kurtaracağı uyarıları ile her fırsatta öne çıkarılan karantina uygulaması işçilerin maruz kaldığı can alıcı gerçekliği gizlemeye, üretim mekânlarında salgın hastalıktan kaynaklı karşı karşıya kaldıkları tehlikeyi gözlerden ve zihinlerden uzak tutmaya yarıyor. Oysa ki toplu üretim alanlarında birbirleriyle yakın temas halinde çalışan, ortak yemekhaneleri, tuvaletleri, soyunma odalarını, duşları, lavaboları, işyeri servis araçlarını ve toplu ulaşım araçlarını kullanan işçiler mesai bitiminde evlerine döndüklerinde evlerinde uygulanan karantina fiilen boşa düşmüş olacaktır.

Bu durum göstermektedir ki burjuvazinin ve onun kapitalist devletlerinin toplum sağlığı adına aldıkları önlemler önleyici ve koruyucu değil göstermeliktir. Bu göstermelik önlemlerle çalışmaya itiraz eden işçiler işten atılma tehdidi altında çalışmaya zorlanıyorlar. Salgının önüne geçilemediği ve iyiden iyiye yaygınlık kazandığı bir durumda, bu sağlıksız koşullarda çalışmak istemeyen işçileri, kapitalistlerin süngü ve cop zoruyla üretim alanlarına sürecekleri kesindir.

Bu salgın günlerinde, emperyalistlerin talan ettiği ülkelerindeki katlanılamaz yoksulluktan, savaş ve çatışma bölgelerinden kaçarak bir umutla güvenlikli ve refah içindeki zengin Batı’ya ulaşmak, katlanılabilir bir hayat sürmek için göç yollarına düşerek göçmenleşen, on binlerce yakınını dağ başlarında, kuytuluklarda, denizlerde kaybedenlerin durumu daha da vahimdir. Ulaştıkları görece iyi durumdaki ülkelerde en ağır ve en pis işlerde, hiçbir güvenceye sahip olmadan bir günde neredeyse iki iş günü vahşice koşullarda çalıştırılarak sömürülen, hakarete, ırkçı şiddete, cinayetlere ve tecavüzlere maruz kalan yoksul dünyanın göçmen işçileri, Koronavirüs salgın hastalığını fırsat bilen kapitalist devletlerin uygulamalarıyla toplama kamplarında, izbeliklerde, sınır boylarında örülen duvarların ve dikenli tellerin ardında modern zamanların cüzzamlıları muamelesi görmektedirler. Göçmen işçiler maruz bırakıldıkları bu durum ile gözden çıkarılmış, görünmeyenlerin de görünmeyeni olarak Ay’ın arka yüzü kadar zifiri bir karanlığa ve ıssızlığa mahkûm edilmişlerdir.

Kapitalist devletlerin birçoğu, Koronavirüs salgınından kaynaklı ya da hastalıkla ilişkilendirerek Devrimci Tutsaklar’ı[i] dışında tutarak, kapitalist düzenlerini tehdit etmeyen tutuklu ve mahkûmları cezaevlerinden salmak üzere bir düzenleme yaptılar ya da bu çerçevede hazırlık yapıyorlar. Devrimci Tutsaklar burjuvaziye, onun devletlerine, despotizmine, sömürü çarkına, eşitsizliğe itiraz ettikleri, boyun eğmedikleri, işçi sınıfından ve ezilenlerden yana bir tutum alarak mücadele ettikleri için esir tutuluyorlar.Bu salgın günlerinde Devrimci Tutsaklar’ı cezaevlerinde tutmaya devam eden kapitalist devletler, meseleyi bir sınıf savaşı olarak anladıklarını ve ona uygun bir tutum aldıklarını açıkça ilan etmiş durumdalar. Normal kabul edilen zamanlarda cezaevlerinde açık bir imha politikası yürütemeyen kapitalist devletler, salgını bir fırsat olarak değerlendirerek kurtulmak istedikleri devrimci tutsaklara karşı doğal ölüm furyasında bir kim vurduya gitti siyaseti izlemektedirler.

Sermayenin mantığı kendi sınıf çıkarlarını sürdürmeye yönelik işlediği için, bugün Koronavirüs salgınını nasıl yönetirse yönetsin, politikalarının sonucu bir sonraki krizinin nedenine dönüşecektir. İçinde bulunduğumuz konjonktür ve örgütlülük bağlamını dikkate aldığımızda, ilk anda kapitalistlerin uygulamalarına yeterince tepki veremeden uyan ve evlerine çekilen proletarya, karşı karşıya kalacağı açlık ve salgın hastalıktan kaynaklanan ölüm tehlikesi karşısında suskunluğunu çok uzun bir süre sürdüremeyecek ve kendisine dayatılan ablukayı kırmanın çeşitli yol, yöntem ve araçlarını mutlaka bulacaktır.

Proletaryanın çeşitli kesimleri içinde kendiliğinden ortaya çıkması muhtemel bu yol, yöntem ve araçların geliştirilerek sınıfın bütünü tarafından benimsenmesi ve sınıfın farklı kesimleri arasında oluşturulan yalıtkan duvarların yıkılarak sınıfın birleştirilmesi sorununun çözümü devrimci güçler[ii]in görev ve sorumluluğundadır.

Kapitalistlerin küresel salgının kendilerine sunduğu avantajları fırsata çevirerek hayata geçirdikleri uygulamalar, proletaryayı evrensel düzeyde tehdit etmektedir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de proletarya, kapitalizmin ve onun kapitalist devletlerinin karşı karşıya bıraktığı tehdit ve tehlikelere karşı, uluslararası sınıf dayanışmasını ve enternasyonalizmi yeniden kurarak mücadele edebilir.

Karşı karşıya kalmış olduğumuz tecrit ve karantina şartlarının doğurduğu sonuç “Açlık Oyunları” filminden bir sahne değildir. Zaman kaybetmeden “Açlık Meclisleri”ni örgütlemek için birlikte harekete geçilmelidir.

Ya açlık ve hastalık içinde ölüm ya komünizm!

Mart 2020-03-25

Köstebek Kolektif

[i] Burada ‘Devrimci Tutsaklar’ ile kastettiklerimiz Komünist, Sosyalist, Devrimci Demokrat, Yurtsever, Anarşist siyasi tutsaklardır.

[ii] Burada ‘devrimci güçler’ ile kastettiklerimiz Komünist, Sosyalist, Devrimci Demokrat, Yurtsever, Anarşist siyasal unsurların tamamıdır.

You may also read!

devrimci bilinç 1

Bangek Ji Bo Rastiya Tazî! Proleterya Afirînerê Jiyana Civakî ye!

Peroka koronavirusê, ku her diçe globaltir dibe û heta vê rojê li erdnîgarên cihê ên cîhanê jiyana bi dehan

Read More...
devrimci kriz bilinci rusça

Призыв К Голой Реальности! Пролетариат – Создатель Общественной Жизни

Эпидемия коронавируса, которая постоянно глобализируется, а также продолжает убивать десятки тысяч людей из разных стран, призывает нас задуматься о

Read More...
Sınıf dayanışması 5

Çılpaq Reallığa Çağırış! Proletariat İctimai Həyatın Yaradacısıdır

Gündən-günə globallaşan, fərqli coğrafiyalardan on minlərcə insanın ölümünə səbəb olan və olmağa davam edən koronavirus epidemiyası, bizləri, inqilabi bir

Read More...

Mobile Sliding Menu