Mısır Ekip Kitap Biçiyoruz

In Pencere
Köstebek Tarlasi

Bizler, bir yayın kooperatifi kurma amacı ile bir araya gelen bir grup arkadaş 2017 baharında hem kooperatife kaynak sağlamak ve hem de eylerken birbirimizi tanımak, değiştirmek; kol emeği-kafa emeği ikiliğini kırmak amacı ile kolektif bir tarımsal üretim deneyimi gerçekleştirmeye karar verdik. Bunu da gıda egemenliği paradigması ile agroekolojik üretim ve alternatif ekonomi deneyimlerini feyz alarak gerçekleştirmeye niyet ettik.

İçimizden birinin tarlasının bir bölümünü bu amaçla ortak kullanıma açması ile kolları sıvadık.

Üretimi gün geçtikçe azalan yerli-atalık tohumların yaşatılması sürdürülmesini amaçlıyoruz. Kimyasal ilaç ve gübresiz üretimin toplum ve doğa için bir doğru, üretici ve tüketici için bir hak olduğunu savunuyoruz. Bu amaçla atalık mısır tohumlarımızı kimyasallarla kirlenmemiş toprağımıza kavuşturduk.

Önce tarlanın görece yüksek tarafına iş makinesi yardımıyla bir yağmur göleti açtık. Amacımız yükseklik farkını kullanarak, tarlanın sulama sistemini kurmak idi.

Akabinde 10 traktör hayvan gübresini tarlaya yaydık. Bu sezon yağmurların uzun süre yağması ve bu nedenle zeminin kurumamış olması nedeniyle bu işi gübreleri insan gücüyle taşıyarak yapmak zorunda kaldık.

Ardından 15 Haziran tarihinde tarlayı köylülerin yardımıyla sürdük ve ekim yaptık. Köylülerden edindiğimiz bilgi ile mısır tohumları ile birlikte yörede üretilen fasulye tohumlarının ekimini de aynı alanda gerçekleştirdik. Çünkü, mısır ve fasulye toprakla azot alışverişinde bulunduğu için kardeş tohumlardır. Buna ek olarak, fasulye mısırı sırık olarak kullanır ve bitkiye tırmanır ve fasulye de buna karşılık olarak geniş yapraklarıyla mısırı güneşten korur.

Yaklaşık bir ay sonra ‘Rıfkı’ adını verdiğimiz çapa makinesinin da yardımı ile tarlayı çapaladık. Gübrenin etkisi ve yaz aylarında gerekli yağışın da olması ile mısırlarımız çok güzel gelişti ve süt mısırı olarak hasat edilebilir düzeye geldi.

Birçok Anadolu köyünde olduğu gibi üretim yaptığımız köyde de tarımsal üretim yok denecek kadar azalmış durumda. Bir yandan uygulanagelen tarım ve kalkınma politikaları sonucunda köydeki genç nüfus büyük kentlere göç etmek zorunda kalmakta, diğer yandan geleneksel küçük üreticilik konvansiyonel ve endüstriyel tarımsal üretim biçimi ile piyasa koşullarında rekabet edemeyerek tasfiye olmaktadır. Bundan sadece kır değil, endüstriyel tarım modeliyle üretilen ve eşitsiz güç ilişkilerinin belirlediği piyasa koşullarında pazarlanan pahalı ve sağlıksız ürünlere zorunlu kalan biz kentliler de etkilenmekteyiz.

Bizler bu üretim sezonunun son aşamasına gelmiş bulunmaktayız; hasat edeceğimiz mısırları aracısız bir şekilde tüketicilere ve tüketici gruplarına ulaştırmayı istiyoruz. Emeğimizi mevcut piyasa sistemine alternatif bir üretici-tüketici ilişkisine seslenen bir toplumsal ilişkiler sistemi içinde değerlendirmek istiyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, üretimimiz emek yoğun ve ürettiğimiz ürünler kimyasal ilaç ve suni gübre kullanılmadan yerel tohumlarla küçük bir tarımsal toprakta üretilmekte.

Bizler, atalık tohumdan, insanların tüketmesi için sağlıklı mısır üretiyoruz. Mısırlarımız sanayi hayvancılığında kullanılan hibrit tohumlarla üretilmiş yemlik mısır değil; glikoz şurubu üretmek için hem doğayı hem de yer altı sularını tüketen, kirleten mısır hiç değil.

Bu nedenle pazarları domine eden konvansiyonel tekniklerle üretilen, hibrit tohumlu mısırlar ile piyasada fiyat rekabetine girmek istemiyoruz. Biz başka bir dünyayı ve ilişkiler sistemini kurmayı ve örgütlemeyi istiyoruz. Bu bağlamda bunun yollarından birinin, agroekolojik metotlarla üretim yapmayı seçen küçük üreticilerle ve bizler gibi kolektiflerle dayanışarak farklı bir alışveriş pratiği geliştirmek olduğunu düşünüyoruz.

Köstebek kolektifi ortaklaşmacı ilişkileri tüketim süreçleri dayanışmasından üretim sürecinin ortaklaşa elbirliğine dönüştürmeyi hedefleyen kolektif tarzları inşa etmeye çabalıyor. Mevcut üretim ve piyasa ilişkileri dahilinde maruz kaldıklarımız sadece kimyasallar ve hibrit tohumlarla yetiştirilen ve eşitsiz güç ilişkileriyle sofralarımıza taşınan gıda ürünleri değil. Aynı zamanda zihinsel, düşünsel, duygusal ürünlerden birisi olan kitapta çöple beslenilmek zorunda olunan piyasa koşullarıyla belirlenen süreçlere de müdahale etmeyi amaçlıyoruz. Yayın kolektifinde de mısır üretiminde olduğu gibi iş bölümünün hiyerarşik biçimlerini bozarak zihin emeği, beden emeği ayrımını ortaklaşmacı biçimlere dönüştürmeyi hedef olarak önümüze koyuyoruz. Ortaklaşmacı toplumsal ilişkileri deneyimleyebilmek, gerçekleştirme sürecine dair sorunları ortaya koymak ve onları toplumsallaştırmak için kitaplar üretmeye koyulmuş durumdayız. Mısır ekimi kitap biçmemizin hem kaynağını hem de deneyimlerini biriktirmemize vesile oluyor. Bu kolektifin ürünlerini tüketme dayanışmasından, ortaklaşmacı ilişkilerle birlikte üretmeye kadar tüm süreçlerde elbirliğine davet ediyoruz.

Köstebek Kolektif

You may also read!

Grundrisse'den Kapiatal'e Patikalar 1

Marx’ta ve Aristoteles’te Ortak Ölçü ve Mübadele-Melda Yaman

Gülden terazi tutarlar, Gülü gül ile tartarlar. Gül alırlar gül satarlar, Çarşı pazarı güldür güldür Kul Nesimi* Giriş Basit

Read More...
11 theses - neoliberalism

Mümkün/Muhtemel Komünizm Üzerine 11 Tez

Ocak 2017’de, dünya genelinden yoldaşlar, çağdaş kapitalizmin durumunu değerlendirmek ve bugüne dair komünist stratejileri planlamak için Roma’da bir araya

Read More...
raphael aristoteles

Sokrates’in Bilgeliği: Eril Felsefe-Dişil Ebelik Üzerine Düşünceler-Melda Yaman

Sokrates: Benim bir ebenin, Phaenarete adında güçlü, soylu bir kadının oğlu olduğumu duymamış mıydın? Theaetetus: Evet, duydum. Sokrates: Ve

Read More...

Mobile Sliding Menu